R
ökken, Lützen yakınlarında, 1844’te doğdu. Pforta Koleji, Bonn ve Leipzig üniversitelerinde okudu. Erwin Röhde ve Richard Wagner ile dost oldu. 1869-1878 arasında Basel Üniversitesi’nde profesörlük yaptı. Ömrü boyunca hastalıktan kurtulamadı; ilk delilik krizini 1889’da geçirdi ve onbir yıl sonra yaşamını yitirdi. Felsefesinin değişmez ilkesi coşkun bir yaşama sevgisiydi. Karşılığını aradığı soru şuydu: "Schopenhauer’ın karamsar öncülerini kabul etmekle birlikte, bunların yaşama isteğinin inkârına varan sonucunu ne yoldan reddedebiliriz?" Nietzsche ilk çözümü sanatta buldu ve bunu Die Geburt der Tragedie Aus dem Geiste der Musik (Trajedinin Doğuşu, 1872) ve Unzeitgemässe Betrachtungen (Zamansız Düşünceler, 1873-76) adlı eserlerinde ileri sürdü. Dünyayı "irade" ya da "temsil" olarak dile getirişine göre; sanat dionysosçu (müzik) ya da apolloncudur (plastik sanatlar, hitabet, diyalog). Bu iki şeklin bileşimini gerçekleştiren Wagnerci dram kusursuz ve en yüce kurtarıcıdır. Daha sonra Nietzsche karamsarlıktan kurtulmak için "hayal"in dışında yol aradı; bu ikinci çözüm Menschliches, Allzumenschliches (İnsanca, Pek İnsanca, 1878), Der Wanderer und Sein Schatten (Gezgin ve Gölgesi, 1879) adlı eserlerde açıklanır. Fakat düşüncesinin son gelişimi Morgenröte (Tan Kızıllığı, 1881) ve Die Fröhliche Wissenschaft (Şen Bilim, 1881-87) adlı eserleriyle başladı ve Also Sprach Zarathusra (Ve Zerdüşt Böyle Dedi [1883’te yazıldı, 1885’te yayımlandı], Ahmet Cemal çevirisiyle Kabalcı Yayınevi tarafından yayıma hazırlanmaktadır), Jenseits Von Gut und Böse (İyi ile Kötünün Ötesinde, 1886), Genealogie der Moral (Ahlakın Soykütüğü, 1887), Götzendämmerung (Putların Alacakaranlığı, 1888) ve Antechrist (Deccal, 1888) adlı eserlerinde son şeklini aldı. Nietzsche’nin düşüncesi üzerine çeşitli tartışma ve yorumlar yapıldı, yapılmaya devam ediyor.
|